İş başvurusunda özgeçmiş yazmak
Özgeçmiş (Resume) Nedir?
Hedeflenen şirkete ve işe yönelik olarak başvuru sahibinin deneyimlerine dikkat çekmek için hazırlanan dökümana özgeçmiş (resume) denir. Profesyonel yaklaşımla, her başvuru için özel olarak hazırlanması gerekir. İş görüşmesi sansını yaratacak en önemli yazılı başvuru unsuru olduğu için gereğince zaman ve
Yazının devamını okuyun »
İş başvurusunda ön yazı
Ön Yazı (Cover Letter)
Ön
Dear Mr./Mrs. (Soyad)
Birinci Paragraf
Yazının devamını okuyun »
Össye girecek olanlara öneriler
ÖSS İÇİN ADAYLARA ÖNERİLER
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Koncuk, pazar günü yapılacak ve yaklaşık 1 milyon 500 bin öğrencinin gireceği ÖSS için de adaylara bazı önerilerde bulundu. ÖSS sisteminde arzu edilen değişikliklerin YÖK tarafından başarılamadığını savunan Koncuk, katsayı engeliyle birçok adayın bu yılki ÖSS sistemine yine gireceğini söyledi. Öğrencilerin bu yıl liselerin mezun vermemesinden dolayı biraz daha şanslı olduğunu dile getiren Koncuk, geçen yıla göre 130 bin oranında sınava girecek olan aday sayısında azalma olmasının da adaylar için iyi olduğunu ifade etti. Koncuk, sözlerine şöyle devam etti:
“Üniversitelerdeki kontenjanların yaklaşık yüzde 25 oranında artması öğrenciler için de büyük bir şanstır. Sınava girecek aday sayısının 130 bin azalması ve kontenjanların yüzde 25 oranında artması öğrencilerin lehine bir olaydır. Öğrencilerin bu şansı en iyi şekilde değerlendireceğine inanıyorum. Velilerin öğrencilerin hangi sonuçla karşılaşırsa karşılaşsın sabırla karşılamaları ve çocuklarımızın yardımcı olması gerektiğini hatırlamaları gerekir. Üniversite sınavını
Koncuk, sınava iki gün kaldığını ve öğrencilerin bu iki günü dinlenerek iyi bir şekilde geçirmelerini gerektiğini kaydederek, “Öğrenciler kafalarındaki problemleri bir kenara atmalı ve bu iki günü sükunet içerisinde geçirmelidir” dedi.
Öğrencilerin yedikleri besinlere de dikkat etmeleri gerektiğinin altını çizen Koncuk, öğrencilerin özellikle besin değeri yüksek olan gıdaları tercih etmeleri gerektiğini savundu. Velilere ÖSS hapları gibi piyasada satılan bilmedikleri şeyleri almamaları uyarısında bulunan Koncuk, “Doktorların tavsiye etmediği ÖSS’de işe yarar diye hiçbir şekilde almasınlar” diye konuştu.
YouTube Türkiye’ye yalvarıyor
YouTube Türkiye’ye yalvarıyor!
Uzun süredir Türkiye’de kapalı olan YouTube bugün bir açıklama yaptı. Adeta yalvaran yetkililer bakın neler söyledi?
Haftalardır kapalı olan video paylaşım sitesi YouTube, bu gelişmeler karşısında uzun zamandır süren sessizliğini bozdu. Türk kullanıcılara ulaşamamaktan dolayı üzgün olduklarını belirten YouTube yetkilileri “Ufak bir grubun yarattığı uygunsuz içerik, çoğunluğu oluşturan bir grubun YouTube kullanımın etkilememeli” dedi ve “Erişimi yeniden açın!” diyerek adeta Türk yetkililerine yalvardı:
YouTube yetkilileri açıklamalarında şunları söyledi:
UFAK BİR GRUP ÇOĞUNLUĞU ETKİLEMELİ
Ufak bir grubun yarattığı uygunsuz içerik, çoğunluğu oluşturan bir grubun YouTube kullanımını, tecrübesini olumsuz etkilememelidir.
Son bir yıldır, uygunsuz içeriğe sahip olan az sayıda video ile ilgili problemleri çözüme ulaştırmak, uyarı mesajları gönderilen videoların çıkarılması için Türk yetkililerle yakın bir şekilde çalışmaktayız.
TÜRK KULLANICILARINA ÇOK ÖNEM VERİYORUZ
Türk yetkililer ile bu sorunların giderilmesi konusunda görüşmelerimizi düzenli olarak devam ettirmekteyiz.
Türk kullanıcılarımıza çok önem veriyoruz ve Türkiye’den yüklenen birbirinden yaratıcı videoların YouTube’da yer alması bizleri çok mutlu ediyor.
VİDEOLARI KALDIRDIK
Türkiye’den kullanıcılarımızın şu anda YouTube’a erişemiyor olmasından dolayı üzgünüz.
Son kapatma kararına neden teşkil eden videoları inceledik ve YouTube kullanım koşulları doğrultusunda gerekli aksiyonları aldık.
ERİŞİMİN SAĞLANMASINI BEKLİYORUZ
YouTube’a Türkiye’den kısa bir süre içerisinde erişimin tekrar sağlanmasını bekliyoruz.
YouTube olarak Türk kanunlarına aykırı olabilecek içeriğe ilişkin sorunları gidermek amacı ile yetkililerle işbirliğine her zaman hazırız.’
Ekonomi Alarm Veriyor
Enflasyon, büyüme rakamları, cari açık ve son olarak da işsizlik
Resmi rakamlara göre Türkiye’de 2 buçuk milyon işsiz var
Gayrı resmi olarak ise bu sayı 4 milyona yakın
Umudunu kestiği için iş aramayanın çalışan sayıldığı tek ülke burası
Ekonomi kırmızı değil artık mor alarm veriyor mor
Her bir nanenin istatistiğini tutan Başbakanlık İstatistik Kurumu’na soruyorum:
Her 10 taksiciden kaçı yevmiyeyi cebinden veriyor biliyor musunuz?
Batmak üzere olan tekstilci sayısından haberiniz var mı?
10 ailenin kaçı evine ayda 1 kere et götürebiliyor
Bir araştırma yapsanıza hadi
“Son 6 ayda çocuklarına muz götüren babaların toplam babalara oranı” diye…
yapabilirseniz araştırmanızın başına büyük harflerle “Yemezler” yazın
Aynen okunduğu gibi yazılıyor
Ye-mez-ler
Başbakan kapatma davasının yarattığı travmanın etkisiyle Baykal ile atışa dursun
Sokaktaki durum içler acısı
Bu kadar sık vahşet haberi okuduğunuz bir başka dönem daha hatırlıyor musunuz?
İnsanlar cinnet üstüne cinnet geçiriyor
Anasını kesen mi istersin çocuğunu doğrayan mı?
İşin fizyolojik boyutu bir yana giderek zorlaşan yaşam şartlarının insanlar üzerinde büyük bir olumsuzluk yarattığı çok açık
Her türlü psikopatlığın, sapıklığın pik yaptığı günler yaşıyoruz
Umarım yanılıyorumdur ama bu gidişat pek hayra delalet değil
Ülkeyi yöneten adam olma sıfatıyla Başbakan Erdoğan şayet bir an önce titreyip kendine gelmezse
Anayasa Mahkemesi’nin kararını beklemeye gerek kalmayacak
Yeni Yasakların Niteliklerine Bakış
TİRYAKİ BAHÇELİ’DEN DESTEK VAR AMA BAYKAL’DAN YOKCHP hariç Meclis’te grubu bulunan bütün parti liderleri “Dumansız Hava Sahası” kampanyasına destek vermiş. Sağlık Bakanı Akdağ’a “Deniz Baykal neden yok?” diye sordum. Bakan Bey politik bir cevap verdi “Sayın Baykal’la hala görüşüyoruz. Aslında kendisi çok istiyor katılmayı ama fırsat olmadı…” Günde iki paket sigara içen MHP lideri Bahçeli “Sigaraya hayır” derken ağzına sigara sürmeyen Baykal’ın neden bu kampanyaya katılmadığını merak ediyorum.
ZABITA, POLİS VE JANDARMA CEZA KESEBİLECEK
Sigara yasaklarıyla ilgili cevabı en çok merak edilen soruydu: “Kapalı alanda sigara içenlere kim ceza kesecek?” Sağlık Bakanı Akdağ’ın söylediğine göre zabıtanın, polisin ve jandarmanın ceza kesme hakkı varmış. Ayrıca hem kamu hem de özel sektöre bağlı kuruluşlarda sigara yasağını takip etmek ve yasaya uymayanlara ceza kesmek için temsilciler seçilecekmiş. Özellikle iş yeri sahipleri ve yöneticiler kurumlarının ve sorumlu oldukları departmanların sigara yasağına uymaları konusunda birinci dereceden yetki ve sorumluluk taşıyorlarmış.
SİGARA İÇEN PATRONUNUZU İHBAR EDEBİLECEKSİNİZ
Sigara içenlerin, içmeyenlere göre çoğunlukta olduğu iş yerleriyle patronu veya müdürü sigara kullandığı için sesini çıkaramayan çalışanlar da bu yasa hazırlanırken unutulmamış. Bu tip iş yeleri için bir ihbar hattı kurulacak, herhangi bir çalışan ismini açıklamadan iş yerinde sigara içen patronunu ya da müdürünü şikayet edebilecekmiş.
NARGİLE KAFELER YANDI
Sigara yasağı kahvehaneler ve eğlence mekanlarında 19 Temmuz 2009′dan itibaren uygulanmaya başlanacak. En önemlisi tüm Türkiye’de sayıları 5 bine varan nargile kafelerin durumu. Sağlık Bakanı Akdağ bu konuda çok net konuştu: “ Bu kafelerin 19 Temmuz’a kadar süreleri var. Yürürlüğe girecek kanun çerçevesinde nargile kafeler de yasaklanacak. Elbette uyum için bir süre vereceğiz. Ama buna rağmen hala kapalı alanda nargile servisi yapmaya devam ederlerse bunları kapatırız.”
Sağlık Bakanlığı yetkilileri derslerine çok iyi çalışmışlar. Belli ki 19 Mayıs’tan sonra hayat sigara içenler için eskisi kadar ‘rahat’ olmayacak. Bu arada size toplantıyla ilgili ilginç bir de anekdot aktarayım: Sağlık Bakanı Müsteşar Yardımcısı katılımcılara sigaranın zararlarını anlatırken yanımda oturan bir beyefendi toplantıyı organize eden Sağlık Bakanlığı Basın Müşaviri Mine Tunçel’e dönerek “Mine Hanım bir sigara molası vermeyecek misiniz?” dedi. Peki bu beyefendi kimdi dersiniz: İstanbul İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Bakar.
Panasonice yoğun ilgi
Panasonic’in bu yıl ilk kez düzenlenen Garaj Günleri kapsamında 20 Mart’ı 21 Mart’a bağlayan geceyarısı başlayan %80’e varan indirimli satışlarda stoklar 5 saat içinde tükendi.
Saatlerin 00.01’i göstermesiyle birlikte http://eshop.panasonic.com.tr’ye akın eden teknoloji meraklıları, dakikalar içinde 65 inçin de bulunduğu toplam 16 plazma ve LCD TV’yi stoklardan sildi.
Bant genişliği 8 kat artırılmasına rağmen yoğun trafik nedeniyle kısa süreliğine erişime kapanan Panasonic’in internet mağazasında, erişimin yeniden sağlanmasıyla birlikte sabaha karşı 4’te dahi satış işlemi yapıldı.
Satışa sunulan ürünlerden 300 tanesi 5 saat içinde tükenirken, internetten satın alma yapamayan bazı tüketicilerin sabahın ilk saatleriyle birlikte Tekofaks Genel Merkezi’ne gelmeleri dikkat çekti.
Garaj Günleri nedir?
Panasonic’in Türkiye distribütörü Tekofaks düzenlediği “Geleneksel Panasonic Bahar Şenliği, Tekofaks Garaj Günleri” ismi verilen etkinlikle Panasonic ürünlerini piyasa fiyatının çok altında satın alma imkânı sunuyor.
Tekofaks, 22 - 23 Mart 2008 tarihlerinde genel merkezlerinin garajına gelenler ile 21 Mart Cuma ve 24 Mart Pazartesi günlerinde Panasonic’in resmi satış sitesi olan http://eshop.panasonic.com.tr adresini ziyaret edenler için indirim günleri düzenledi.
Etkinlik çerçevesinde plazmadan fotoğraf makinesine, ev sineması sisteminden kablosuz ev telefonuna kadar pek çok ürüne yer verilecek.
Bu yıl ilk kez düzenlenecek etkinlikte Panasonic ürünleri yüzde 80’e varan indirimlerle satılacak. Ürünler stoklarla sınırlı olacak.
Tekofaks etkinlikte satılacak ürünleri üç grubu ayırdı:
Buna göre Papatya grubu stoklarda sınırlı sayıda kalan, ambalajı bozulmamış, teknik hiçbir sorunu bulunmayan sıfır ürünlerden oluşuyor.
Gelincik grubu Tekofaks’ın iş ortaklarına konsinye ve demo olarak gönderilen az kullanılmış, teknik hiçbir hasarı bulunmayan ürünleri içeriyor.
Sümbül grubu ise teknik servis tarafından onarım görmüş ürünlerden oluşuyor.
Şenlik kapsamında sümbül grubu ürünlere 1 yıl ücretsiz Tekofaks Yedek Parça ve Teknik Servis garantisi de sunulacak.
Japonya’ya “resmen” bahar geldi
aponya’da 3 şehirdeki belirli ağaçlarda kiraz çiçeklerinin açması ile bugün resmen bahar geldi.
Japonya’da 3 kentte önceden belirlenen gösterge ağaçlarda 5 ya da 6 kiraz çiçeği açtığında baharın geldiği ilan ediliyor.
Kiraz çiçekleri ya da Japoncası ile “sakura”lar başkent Tokyo ile Shizuoka ilinde normalden 6, güneydeki Kumamota ilinde ise iki gün önce açtı.
Meteoroloji yetkilileri, kiraz çiçeklerinin erken açmasına son günlerdeki sıcakların yardımcı olduğunu açıkladı.
Kirazlar çiçek açtığında Japonlar aile dostları, arkadaşları veya iş arkadaşları ile parklarda piknik yapıyor, bira ya da pirinç rakısı “sake” içiyorlar.

Türkiyede Ormancılık Nereye Gidiyor
21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Haftası etkinliklerle kutlanıyor. Çevre ve Orman Bakanlığı geçtiğimiz yıl 300 bin hektar alanı ağaçlandırdığını bu yıl da 400 bin hektar alanda ağaçlandırma yapacağını açıkladı. Türkiye Ormancılar Derneği ise bu rakamları inandırıcı bulmuyor.
Türkiye Ormancılar Derneği Genel Başkanı Mustafa Yumurtacı, Çevre ve Orman Bakanlığı’nca yürütülen ormancılık faaliyetlerini ”yetersiz” bulduklarını ifade etti.
Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe’nin, ağaçlandırma konusunda verdiği rakamları ”abartılı” bulduklarını ifade eden Yumurtacı, ”Ormancılığımız, geçmişte olduğu gibi bugün de politik söylemlere kurban ediliyor. ‘350-400 bin hektar alanda ağaçlandırma yapıyoruz’ demek Türk halkını aldatmaktır” dedi.
“400 bin hektar alanda ağaçlandırma yapılacağı yönündeki beyanlar gerçeği yansıtmıyor. Bakanlık hiçbir zaman o rakamları yakalayamaz” diyen Yumurtacı, bakanlığın elinde 350-400 bin hektar alanı ağaçlandıracak fidan bulunmadığını savundu.
“Sıfırdan ağaçlandırma yapılmıyor”
Yumurtacı “Fidanlıkların kapasitesi, belirtilen rakamların yarısını karşılayamaz. Hiçbir zaman o rakamlara ulaşılamaz. Tespitlerimize göre, bakanlık bu yıl sadece 25 bin hektar alanı ağaçlandırabilir” şeklinde konuştu.
Yumurtacı, Türkiye’nin orman varlığının son yıllarda arttığı yönündeki söylemlerin de doğru olmadığını ileri sürerek, ”Bakanlık, sıfırdan ağaçlandırma yapmıyor, bozuk orman alanlarını iyileştirerek orman miktarı artmış gibi gösteriyor” dedi.
“2B nedeniyle orman yağması artıyor”
Türkiye’de ormanların hızla yağmalandığını iddia eden Yumurtacı, “Yaylalarda muazzam yapılaşma var… Bu orman yağmasıdır. 2B nedeniyle orman yağması artıyor. Bu konu gündemde tutulduğu sürece de orman yağmasının, kaçak yapılaşmanın önüne geçilemez” ifadelerini kullandı.
Mustafa Yumurtacı, “İstanbul’daki devlet ormanları göz göre göre yağmalanmaya devam ediyor. 3’üncü köprü için istimlak başladı. Kuzeydeki ormanların korunacağı söyleniyor ama o bölgede çalışmalar hızla sürüyor” dedi.
Yumurtacı, ”Acaristanbul”daki villalar yıkılsa bile mevcut yapı nedeniyle benzerlerinin ortaya çıkacağını ileri sürdü.
Bu duruma, özel ormanlarda yapılaşma konusundaki yönetmeliğin 2005 yılında değiştirilmesinin yol açtığını savunan Yumurtacı, ”Yönetmelikte yüzde 6′lık yapılaşmaya sosyal tesisler, yollar dahil edilmiyor. Bu da inşaat oranını artırıyor” diye konuştu.
Ormanları tehlikeye sokan olumsuzluklar
Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği de, 21 Mart Dünya Ormancılık Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamada ülke yüzeyinin yüzde 27’sini oluşturan bu alanlarda olup bitenlerin ”gerektiğince sorgulanmadığı” savunuldu.
Yaklaşık 40 bin personelin çalıştığı ormancılığın, bilimsel ve teknik gereklere göre yapılmasının artık rastlantılara kaldığı iddia edilen açıklamada, bu durumun ormanların geleceğini tehlikeye soktuğu kaydedildi.
Açıklamada, ”Türkiye’deki ormanların geleceğini tehlikeye sokan olumsuzluklar” şöyle sıralandı:
Dünya Ormansızlaşıyor
Uzmanlar, dünyada yaklaşık 3.9 milyar hektar alan üzerinde yayılış gösteren orman ekosistemlerinin önemli bir bölümünde tahribatın devam ettiğini açıkladı.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Orman Mühendisleri Odası Doğu Karadeniz Şube Başkanı Doç. Dr. Devlet Toksoy, ormanların önemi konusundaki bilgi ve bilinç düzeyinin bu varlığın gördüğü fonksiyona kıyasla ne yazık ki düşük seviyede olduğunu belirtti.
Toksoy, “Ancak günümüzde bu bilgi ve bilinç düzeyi hızlı bir gelişmek göstermektedir. Bu gelişme orman kaynaklarının küresel boyutta azalmasına buna karşılık ormanlara yönelik beklentilerin büyüyerek çeşitlenmesi ve çevresel krizlere bağlanabilir” dedi.
Ormanların günümüzde de yeryüzünün en büyük ve en önemli karasal ekosistemleri olarak insan toplulukları üzerinde derin bir etkiye sahip olduğunu ifade eden Toksoy, “Dünyada her yıl 9.4 milyon hektar orman alanı yok olmaktadır. Gelişmiş ülkelerin ormanlarını muhafaza ettiği hatta bir miktar artırdığı, buna karşılık gelişmekte olan ülkelerde verimli ormanların bozulduğu, bozuk olan ormanların ise yok olmaya devam ettiği görülmektedir” dedi.
Toksoy, kaybolan her orman parçasıyla birlikte havanın, suyun ve toprağın bir parçasının yani insanların yaşam sigortasının yok olduğunu vurgulayarak, “İşte dünyamız böyle bir sessiz krizle karşı karşıyadır. Aslında bu krizin sessiz olduğunu söylemek artık mümkün değildir. Krizin sesi giderek artan sellerde, kuraklık ve susuzlukta, hızla ilerleyen çöl alanlarında, yoksullukta ve açlıkta betonlaşan çevrelerde mutluluğu bulamayan insanların sesinde yok olan yaban hayatı ve bitkilerde duyulmaktadır” diye konuştu.
“Türkiye’deki ormanların yarısı verimsiz”
Devlet Toksoy, Türkiye’de ormancılığın 150 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu, bu köklü geçmişin ormancılık konusunda zengin bir bilgi ve deneyim birikimi oluşturduğunu söyledi.
Türkiye’nin yüzde 27’sinin, yani 21.2 milyon hektarlık alanın orman sayılan alanlarla kaplı olduğunu ifade eden Toksoy, “Ne yazık ki bu ormanların yarısı hala verimsiz. Ormanların içinde ve bitişiğinde yaşayan köylülerimizin yaşama biçimleri ve kırsal yoksulluk hem orman tahribine hem de çeşitli sosyal baskılar nedeniyle ormancılık çalışmalarının gerektiğince yapılmamasına ve ormanların zarar görmesine neden olmaktadır. Ormanlarımıza zarar veren bu uygulamalar az bilinenlerdir. Kamuoyu tarafından çok bilinenler ise orman yangınlarıdır. Oysa yasal düzenlenemeler nedeniyle yaşanan orman kayıpları daha da büyüktür. Ülkemizdeki orman azalmalarının yüzde 56’sı yasal düzenlemelerden kaynaklanmaktadır” dedi.
